Gülnar Kalkınma ve Eğitim Derneği


Gülnar Yöresinin Gelişimi Üzerine Konuşmaya Başlamak;
Mustafa Duru tarafından yazıldı.   
Salı, 05 Mayıs 2009 07:53
  •  Gülnar Yöresinin Gelişimi Üzerine Konuşmaya Başlamak;
  •  Yöremizin gelişimi ve yaşamın iyileşmesi için için biraz konuşsak, tartışsak acaba bir adım atabilir miyiz?Gülnar yöresi için çok önemli gördüğümüz, gülnarlıların kaderini değiştirmede döşenecek temel taşlardan birisi olabilir diye düşündüğümüzde hemen aklımıza gelecek esaslı  sorunların başlıcalarını şöyle sıralamak heralde mümkündür:
  • a)- Sulu tarıma geçebilmek. Bu nedenlede Gülnar köylerinin önemli bir kesiminin sulama suyuna kavuşturulması mümkün olabilir mi?
  • b)- Meyve üretiminde öncelik  hangi ürünlerde olmalıdır?  Kişniş de mi? Sofralık üzümde mi? Şaraplık yada sirkelik üzümde mi? Bademcilikde mi? Ceviz üretimi olabilir mi? Kiraz üretimi verimli ve kaliteli olabilir mi?  Nar için ne düşünülür? Zeytincilik?  Erik çeşitleri, kayısı, böğürtlen, siyah dut vs…vs…
  • c)- Meyvelerin  kaliteli, verimli, Dünya pazarında yarışabilecek nitelikte üretilebilmesi için; Gülnar ve köylerinin iklim şartlarında, toprak yapısında, havasının kuruluğunda, poyrazında, toprak altındaki kireç taşında ve toprak üzerinde ve içindeki taşında, güneşin yakıcılığında  hangi meyvelerin ve çeşitlerinin başarılı biçimde üretiminin yapılabileceği konusunda  kapsamlı ve ısrarlı biçimde  araştırma ve  deneme yapmak gerekmiyor mu?
  • d)- Üretim konusunda Gülnar için araştırma ve deneme yapma uğraşında olan 100 dönümlük Gülnarbahçem de olup bitenlerden arkadaşlar haberdar mı? Haberdar olanlar merak ediyorlar mı?
  • e)- Üretilen meyvelerden mamül ürünler elde etme konusunda (Kişnişin kalitesini ve albenisini arttırma, zeytin yağı, nar ekşisi, meyve suyu yada şurubu, pekmez ve pestil, sirke, şarap üretme  vb… ) birşeyler yapılamaz mı? Yöremizin suyu, havası ve toprak yapısı pek bozulmamış olduğu için doğal (natür) üretim esas alınamaz mı? Giderek ürünlerin sağlıklı pazarlanabilmesi konusu gündeme taşınamaz mı?
  • f)- Gülnar Yöresi uzun vade açısından turizm konusunda gelecek vadedebilir mi? Böyle bir umut varsa şimdiden hangi tetbirleri almak gerekir?
  • g)- Gülnar bölgesinin geçmişinde yoğun biçimde özellikle keçi ile birliktelik, hayvancılık olduğu için acaba Saalen keçileri, Alman melezleri, Halep cinsleri yada Malta çeşitlerinden bölgemize uyum sağlayan bir cins olabilir mi? Yada süt besiciliği üzerine kapsamlı araştırmalar ve konuşmalar yapılamaz mı? Özellikle keçi sütünün, peynirinin, yoğurdunun kanseri önleme konusunda dünyada etkin bir kanaatin  olduğunu biliyoruzç.  Oldukça doğal biçimde bu konuda ileri adımlar atılıp atılamayacağı araştırılamaz mı?
  • h)- Gülnar merkezin ve köylerin ulaşımının geliştirilmesi için acaba bir şeyler yapılamaz mı? 
  • ı)- Günümüzde dünya çapında hızla yaygınlaşmakta olan güneşten ve rüzgardan elektrik üretme konusu için bizim yöremiz son derece uygun değil midir? Konu üzerine araştırma ve soruşturmalar yapamaz mıyız?
  • i)- Ayrıca önemsediğim konulardan eğitim ve sağlık konusunun durumu nedir? Neler yapılabilir? Bugün ilk hamlede aklıma gelen konuları maddeler halinde sıralamaya çalıştım. Elbet merak eden arkadaşların düşüncelerinde de benzeri yada başkaca bir çok konuşmamız gereken konular vardır ve olacaktır. O nedenle konuları sadece yukarıdakilerle sınırlamak şeklinde asla bir düşüncem yoktur. Tam tersine ne kadar genişletip üzerlerinde yoğunlaşabilirsek o kadar memnun olurum. Bu konuların her birini tek tek ele alınarak üzerinde düşünmek, araştırmak, soruşturmak, bilgi birikimi sağlamak ve gönlü Gülnar ve yöresinde olan diğer arkadaş ve doslarla yazarak, konuşarak mümkünse toplantılar yaparak görüş ve düşüncelerimizi paylaşamamız mümkündeğil midir?  Bu doğrultuda Gülnarlılar Derneği yöneticileri ve üyelerinin, sitenin sorumluluğunu yürüten arkadaşın yaklaşımlarını ve ilgilerini merak ediyorum. Ben şahsım adına ileri süreçte bu aklıma gelen konuların her biri üzerine yazılar yazmak ve isteyen herkesle görüşüp konuşmak ve mümkün olursa toplantılar yapmaktan yanayım.
  •   Herkese selam ve sevgiler.
  • Mustafa Duru
  • Bu e-Posta adresi istek dışı postalardan korunmaktadır, görüntülüyebilmek için JavaScript etkinleştirilmelidir Almanya

Yorumlar

avatar M. Ali KILINÇ
0
 
 
Değerli Ağabey, Sevgili Hemşerim..
Her ne kadar yüze tanımasam da, yazdıklarınızdan ve yazdıklarınızdan öğrendiğim çabalarınızdan, sizi çok iyi anladığımı sanıyorum. Mümkün olsa Gülnarbahçenizi görmeyi ve sizi tanımayı çok isterdim..
Sizi çok iyi anlıyorum dedim. Bu altmış sekiz kuşağı hep böyledir zaten. İllaki bir şeyler üretecekler, bir şeyleri değiştirmek, için çabalayacaklar. Aziz Nesin Usta bir röportajında kendisini anlatırken şunları söyler. “İlk önce dünyayı değiştirmek istedim, başarılı olamadım. Daha sonra ülkemi değiştirmeye çalıştım başaramadım. Yaşadığım şehri değiştirmek için uğraştım yine başarılı olamadım. Nesin Vakfını kast ederek; en sonunda bu çiftliği kurdum, dünyayı değiştirmek için adam yetiştireceğim." Der. Anladığım kadarıyla, sizinki de o hesap, Gülnar için bir şeyler yapabilme çabası.
Geçenlerde semt pazarında, bir el arabasının üzerinde, şu kolay kırılan cinsinden, ince kabuklu, güzel görünüşlü, yumurta iriliğinde, değişik tür bir ceviz satıldığını gördüm. Merak edip, satıcıya cevizin cinsini sordum. Kaman cevizi olduğunu söyledi. Bunu duyunca öyle bir sevindim ki. Kendi kendime yorum yaptım. Her halde Kaman’da üretilen bu güzel cevizler daha önce ihraç ediliyordu, semt pazarına kadar düşmüyordu, üretim o kadar artmış olacak ki, fazlasını iç piyasaya sürmüşler. Veya ihracattaki herhangi bir tıkanmadan dolayı iç piyasaya satmak durumunda kalmışlar, diye düşündüm. Ne yazık ki, daha sonraki haftalarda bu sevincim kursağımda kalacakmış. Sonraki haftalarda bu cevizlerin pazarın her yerinde bolca satıldığını gördüm. Dikkatlice baktığımda ise cevizlerin içine koyulduğu çuvalın üzerinde “California Nuts / USA” yazısını okudum. Anlaşılacağı gibi, meğer bu cevizler Amerika’dan ithal ediliyormuş. Yani bu şu demek oluyor. Özelleştirme adı altında şimdiye kadar yabancılara yok pahasına satılan cumhuriyet birikimleri karşılığı elde edilen ve ülkenin geleceği ipotek altına alınarak IMF’den borç olarak alınan paralar, deniz kıyısından 3000 bin metre yüksekliğe kadar yurdumuzun bütün bölgelerinde ceviz yetişebilen bir ürün olan bu cevizleri ithal etmek için, döviz tahsisatı olarak ayrılıyordu. Siz yazınızda meyvelerden ve cevizden bahsedince bunları hatırladım. İşin kötüsü, ben bu duruma üzülüp, beni üzen bu olayı değişik ortamlarda başkalarıyla paylaştığımda, benim gibi üzülenler olduğu gibi, bir o kadar da üzülmeyip,”Ne yani, demek ki bize şimdiye kadar, çetin zor kırılan Türk cevizi yedirmişler, ben parayı bastırır cevizin güzelinden yerim. Ne varmış bunda” diyenler de bir hayli çoktu. Bunlar da benimle aynı ülkede yaşayan yurttaşlardı. Bu durum beni daha çok üzdü.
Sizin gibi insanlara ülkemizin, Gülnar’ımızın çok ihtiyacı var. En kısa zaman da yeni yazılarınızı bekliyoruz. Saygılarımla…

B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
avatar Mustafa Duru
0
 
 
Sevgili M.Ali Kılınç;
Değerli yorumunuz beni hem çok sevindirdi, hem de çok umutlandırdı. Siz'inle yakından tanışmak uzun uzun sohbet etmek, Gülnar Yöresi sorunları üzerine düşünceleri paylaşmak isterim. 2009 eylül sonu kısa süreliğine yine Türkiye'ye gelip Gülnarbahçemde olacağım, mümkünse görüşelim.
Ceviz Konusuna Gelince; 7 senedir Gülnar toprak yapısında ve iklim şartlarında verimli olacak, Dünya standartlarına ( iri, düzgün görünüşlü, kolay kırılan, içi beyaz ve tüm çıkan, Dünya ceviz piyasasında yarışabilecek) uyan bir cins bulmak için çalmadığım kapı, konuşmadığım uzman, ilişki kurmadığım üniversite ve araştırma enstitüleri kalmadı. Ceviz üzerine uğraş veren tüm profesörlerle haberleşme ağı içindeyim. Nerede olursa olsun, güzel ceviz var diyen herkesin peşine takılıp bahsedilen ceviz ağacını yakından görmek, söylenenleri değerlendirmek için dolaşdım ve yakından kontrol ettim. Bana ulaşmış hiç bir bilgiyi boş geçmedim. Ama hala kafamı netleştirebilmiş, dikili olan (4-3-2 yaşlarındaki) 300 den fazla ceviz fidanını hangi cins ile aşılamam gerektiğine karar verebilmiş değilim. Yardım beklemeye devam ediyorum.
Anadolu'ya özgü aradığım çeşidi bulamazsam neticede o pazarda görmüş olduğunuz Kalifornuya cevizi Chanler den bahçeyi aşılamak zorunda kalacağım. Son bir yıldır ülkemizde varolan hoçalar, uzmanlar ve fidancılar eksiksiz Chanler cevizini tavsiye etmekteler. Bu Kaliforniya cevizini Almanya'da marketimde 7 yıl bende sattım. Herkese selam ve sevgiler.
Mustafa Duru
mustafaduru@gmx.de
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
Vazgeç
B
i
u
Quote
Code
List
List item
URL
İsim *
Kod   
ChronoComments by Joomla Professional Solutions
Yorumu Gönder
 

Our valuable member Mustafa Duru has been with us since Pazar, 12 Nisan 2009.

YAZARIN DİĞER YAZILARINI OKU

Kimler Çevrimiçi

Şu anda 14 konuk çevrimiçi
Yok

İstatistikler

Üyeler : 207
İçerik : 230
Web Bağlantıları : 6

Mesajlarınız



Giriş yapmamışsınız.

Ziyaretçi Sayacı

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBu Hafta1825
mod_vvisit_counterBu ay1083
mod_vvisit_counterToplam93373

Üye Girişi


You are here  :